Arter Himalaya Tuz Odası

Arter Himalaya Tuz Odası Uygulamaları

Tuz odaları, 1800’lü yıllardan beri gelen tedavi odalarıdır. Türkiye’ de yeni yeni ilgi görmeye başlayan bu tedavi odaları başlıca şu hastalıklara iyi gelmektedir; astım, koah, çeşitli akciğer hastalıkları, nefes almakta zorlanma, stres, bronşit, egzema, sedef, kronik kulak, burun ve boğaz hastalıkları.



 

Türkiye’de yapılan tuz odaları tedavi amacından çok uzaklaşarak, tasarlanmış yapılardır. Biz yenilikçi, özgün tasarım gücümüzle birlikte hem görsel açıdan hem de Himalaya tuzunun tedavi edici özelliğinden faydalanarak tuz odaları tasarlamaktayız. Tuz odalarının daha çok yayılması ve talep görmesi birincil hedefimizdir.

Faydalı bir tuz odasının HALOJENERATÖR le desteklenip yapılması gerekmektedir. HALOJENERATÖR 84 minarele sahip olan HİMALAYA TUZU nu mikronlarına ayrıştırarak havada asılı kalmasını ve solunum yoluyla vücuda alınmasını sağlar. Türkiye’de maalesef bu uygulama yapılmamaktadır. Yurtdışında ki örneklere baktığımız da daha başarılı olmalarının sebebi de halojeneratör kullanmalarıdır.

TUZ ODALARININ FAYDALARI

Düzenli bir şekilde tuz odalarını kullanan insanların daha dinç ve bağışıklık sistemlerinin daha güçlü oldukları görülmektedir. Stres kavramını azaltan bu odalar, uyku problemlerini çözülmesine de yardımcıdır.

TUZ ODALARININ TARİHÇESİ

Teknik olarak tuz terapisi, doğal kaya tuzlarının çıkarıldığı tuz mağaralarının (tuz madenleri) içerisinde zaman geçirerek, gözle görülemeyecek kadar küçük boyutlardaki tuz zerrelerinin solunmasına verilen isimdir. Tuz terapisi ilk olarak 1843 yılında Dr. Felix Boczkowski ‘nin görev yaptığı Polonya’nın Wieliczka şehrindeki tuz madeninde (tuz mağarasınd ) çalışan işçilerin akciğer rahatsızlıklarına yakalanmadığını fark etmesi ve durumu bilimsel olarak ele alıp bulgularını raporlaması ile başlayan bir süreçtir. Bu olay akabinde Polonya’daki bu maden içerisinde dünyanın ilk tuz terapi merkezi açılmıştır.